[a.] 1. Bir toplulukta karşılıklı güvenin bozulması ile beliren karışıklık. 2. [ask.] Yenilgi:(Büyük bozgundan sonra Şam istasyonunda bırakmaya mecbur olduğumuz en son vagonun bile içi mecidiye dolu idi. -)F. R. Atay. 3. [sf.] Bozulmuş, dağılmış. 4. [sf.] Morali bozulmuş, çökmüş, yılgın.