1. Dar duruma getirmek:(Hoyrat bir rüzgâr bütün gün tozu dumanına katmış, solukları kesmiş, göğüsleri daraltmıştı. -)T. Buğra. 2. Sayıca azaltmak:(Aslında geniş olan kadroyu ne akla hizmet edip de bu derece daralttığına bir türlü akıl erdirememişti. -)H. Taner.