[sf.] 1. Doğrudan doğruya olan, vasıtasız, bilavasıta:(Yazarın bize dolaysız biçimde betimlediği başkişi nasıl bir erkek? -)S. İleri. 2. [zf.] Araya herhangi bir araç girmeden:(Kadının üretime dolaysız katılması, ona ekonomik özgürlüğünü sağlamaktır. -)A. İlhan.