[sf.] 1. Özel:(Kadıköy vapurunun hususi kamarasında, boyları birer metreyi aşmayan bir müvezzi kalabalığı kaynaşıyor. -)N. F. Kısakürek. 2. [zf.] Özel olarak, özel bir biçimde:(Annemle babam dört gün içinde üç defa hususi konuştular. -)A. Gündüz.