1. Dişleri arasına alıp sıkmak:(Dolu bir kadeh içti ve meze yerine alt dudağını ısırdı. -)A. Gündüz. 2. Dişleriyle koparmak:(Ekmekten bir lokma ısırırken hole bakıyorum. -)A. Ümit. 3. Rüzgâr sert esmek, keskin bir biçimde etkilemek:(Ayaz insanın yüzünü ısırıyordu. -)T. Buğra. 4. Kumaş dalamak, kaşındırmak.