1. Kaynamasını sağlamak:(Kalksam, bir ıhlamur kaynatıp içsem. -)S. F. Abasıyanık. 2. Kaynak yaptırmak. 3. Unutturmak:(Ara sıra kendi gecikmelerini araya kaynatmak için beni birkaç gün izinle gönderiyordu. -)R. N. Güntekin. 4. Belli etmeden almak. 5. [tkz.] Konuşmak, sohbet etmek.