1. Olmasını, ortaya çıkmasını beklemek, gözetmek:(Kocamı kıskanıyor, aradan atmak için vesileler kolluyormuş. -)S. M. Alus. 2. Göz önünde tutmak, gözlemek:(Daima biraz kollayan, bir tilki gibi tetikte ve hamarat görünürdü. -)A. Ş. Hisar. 3. Korumak, gözetmek:(O güne kadar ona iyi bak, değerini bil, onu kolla, demişti. -)N. Araz.