1. Pişen yemeği başka kaba boşaltmak:(İki kız kardeş güle söyleye sofralarını hazırlayıp yemeklerini kotardılar. -)M. Ş. Esendal. 2. Hazırlamak. 3. [mec.] Bir işi tamamlamak, bitirmek. 4. [mec.] Üstesinden gelmek:(Yeter ki o beni içeri sokabilsin ve ben bu röportajı kotarayım. -)A. Kulin.