[sf.] 1. Kuşku belirten, kuşku anlatan, şüpheli:(Demir parmaklıklı penceresinden içeriye kuşkulu bir göz atıyordum. -)Y. K. Karaosmanoğlu. 2. Kuşku içinde olan, şüpheli:(Beynimizde biriken bayağı ve kuşkulu fikirleri çam kokularına sürünmüş nazlı hava alıp götürdü. -)R. H. Karay. 3. Kuşkucu.