[a.] 1. İlişik, ilişki, ilinti:(İzmir'den ordunun başından ve temasa geldiğim siyasi münasebetlerden uzaklaşamazdım. -)Atatürk. 2. İki şey arasındaki uygunluk:(Yüzle ahlak arasında herhâlde müthiş bir münasebet vardır. -)S. F. Abasıyanık. 3. Sebep, vesile, gerekçe, neden.