[a. esk.] 1. Can sıkıntısı, usanç:(Melalimizi avutmak için bin türlü eğlence, bin türlü zevk icat ettik. -)Y. K. Karaosmanoğlu. 2. Üzüntü, hüzün, dert:(Her zaman, doğduğu, çocukluğunu geçirdiği memleketin rüzgârlarıyla bir melal duyardı. -)S. F. Abasıyanık.