1. Yürürken uyumlu hareketlerle hafifçe bir yandan bir yana eğilmek:(Vücudu o kadar narindi ki hafif rüzgârlarla sallanan salkım söğütler gibi oradan oraya salınıyor. -)S. F. Abasıyanık. 2. Salma işine konu olmak:(İlaçlar yazıldı. Eczaneye adam salındı. Hekime kahve pişti, getirildi. -)M. Ş. Esendal.