[a. esk.] 1. Belli etmeden kendini ilgilendirmeyen şeyleri öğrenmeye çalışma:(Yahya Kemal tecessüsü, üstelemeyi Doğuluların bir kusuru olarak görür. -)S. Birsel. 2. Merakını gidermeye çalışma, görme, anlama merakı:(Bütün dikkat ve tecessüsümle etrafımda bir an evvel muayyeniyet yaratmaya çalışıyordum. -)K. Bilbaşar.