[a.] 1. Tepelemek işi:(Ertesi gün öğle vakti, Menderes köprüsündeki köpekleri tepelemeye ant içtik. -)H. E. Adıvar. 2. [zf.] Tepe biçimi verecek veya kenarlarından taşacak kadar, tepelemesine:(İşte Ruhsar! Orada tepeleme yığılmış kitapların yanı başında duruyor. -)A. İlhan.