[a.] 1. Vızıldama sesi:(Uçan bir sivrisineğin vızıltısı duyuldu. -)Halikarnas Balıkçısı. 2. [mec.] Hafif sesle ve bezdirici biçimde yakınma, sızlanma:(Gerçi sabahları gene evde iş görüyor, annesinin vızıltısını dinlemeye mecbur oluyordu. -)H. E. Adıvar.