[sf.] 1. Bir parçadan oluşan, tek parça, bütün:(Pencerelerin karşı duvarı yerden tavana kadar yekpare aynayla örtülüydü. -)C. Uçuk. 2. [zf.] Tek parça olarak, bütün olarak:(Tarih, yekpare görülecek, topyekûn sevilecek yahut da nefret edilecek bir şey değildir. -)Y. K. Beyatlı.