[sf.] 1. Çökmüş olan:(Kumral saçlarının çevrelediği çökkün yüzünü eğerek elindeki iğne oyalı kar beyaz mendile uzun uzun sümkürdü. -)E. Şafak. 2. [zf. mec.] Vücut, akıl ve ruhça gücü azalmış olan:(Gerçekten de çökkün, üzgün ve zavallı bulmuştu onu. -)T. Buğra.