[sf.] 1. Yenecek duruma gelmiş :(Oluğun altına bir sepet iri, olgun, renkli şeftali koymuşlar. -)R. H. Karay. 2. [mec.] Bilgi, görgü ve hoşgörüsü gereği kadar gelişmiş, ağırbaşlı , kâmil:(Benim bütün cefama olgun adam gibi katlanmasını bilmişti. -)Y. K. Karaosmanoğlu.